Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali)

     page_yalnizliklarin-itirafi-kurk-mantolu-madonna_183543266

        Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabı uzun süredir çok satanlar listesinde yer alıyor. Aslında pek fazla okumam kitapların çok satanını. Çok satılma kaygısı ile kitap yazıldığı zaman aslında pek de edebi olmuyor. Çok satanlar listesi, sırf Twitter da söz paylaşımı için çıkan kitaplar, dini hassasiyeti kullananlar, argo cümlelerle örülü ilişki romanları, yaşadığımız ülkenin değerlerine verip veriştiren kitaplardan geçilmiyor. Çok satanlar listesini takip etmek bir nevi popüler kültürün gölgesinde kalmak gibi olduğu için biraz soğuk duruyorum. Tabiki bu düşüncelerim tüm kitaplar için geçerli değil. Değerli arkadaşım Hatice Akman kitabı bana hediye etti bu vasıtayla okuma imkânım oldu ve gerçekten kitaba hayran kaldım. Kesinlikle okunması gereken kitaplardan birisidir. Kitabın 2016 yılı itibari ile birde filmi çekilecekmiş. Merakla bekliyoruz. Okumaya devam et

Uçurtma Avcısı (Khaled Hosseini)

     Tek bir cümle ile kitabı anlatsaydım kesinlikle tumblr_inline_n9q13h5pQI1rzagrmakıcı, sürükleyici ve heyecan verici derdim. Zaten Khaled Hosseini’nin (Halid Hüseyni) kitapları dünyada 38 milyondan, Türkiye’de ise 1 milyondan fazla satmasının sırrı da budur. Kitabı okumaya başladığımda kesinlikle aklıma gelen ilk düşünce, “bir kitabın filmi çekilecekse bu kitaba çekilmelidir” oldu. Nitekim kitabın birde filmi var. Kitabı okuduktan sonra filmini de izledim ve filmi de çok güzeldi. Ancak kitabı okumadan filmini izlemeye kalkarsanız filmden hiçbir şey anlayamazsınız. Film kitabı okuyan insanların karakterleri daha iyi canlandırabilmeleri için çekilmiş diyebilirim. Filmde ise özellikle Asef ile Emir’in karşı karşıya geldiği sahnede, kitabın temel kurgusu olan Emir’in dayak yedikçe gülmesi ve rahatlaması kurgusuna filmde yer vermemesi beni şaşırttı. Filmi izleyecekseniz tavsiyem kesinlikle orijinal, (Türkçe alt yazılı) izlemenizdir. Okumaya devam et

Doğu’nun Limanları (Amin Maalouf)

       untitled

Amin Maaloof ‘un Doğu’nun Limanları adlı kitabını edebiyatçı arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine okudum ve sonrasında kitap üzerine sohbet etme fırsatımız oldu.  Genel itibari ile akıcı, dili basit ve bir kurgu üzerine yazılmış bir kitap. Benim okuduğum 53. baskısıydı ve 183 sayfaydı.

Okumaya devam et

Deli Kurt

 338530

    Deli Kurt, Hüseyin Nihal Atsız tarafından yazılan tarihi bir romandır. Romanın ilk basımı 1958 yılında yapılmıştır. Benim okuduğum roman ise 59. baskısıdır ve 246 sayfadan oluşmaktadır.

    Kitabın ana karakterlerini Çakır Bey, Murad(lakabı Deli Kurt), Gökçen, Satı Kadın, Evren, İsa Bey ve Bala Hatun oluşturmaktadır. Kitabın konusu Osmanlı İmparatorluğu’nda Ankara Savaşı’nda Yıldırım Beyazıt’ın yenilerek esir düşmesi ile başlayan ve şehzadeler savaşı olarak da bilinen Fetret dönemini anlatmaktadır.  1400-1445 tarihleri arasında Osmanlı’nın durumu ile ilgili bilgiler vermektedir.

     Kitap her ne kadar tarihi bir roman olsa da daha çok aşkı anlatmaktadır. Tarihi bilgi ve hikayelerin arkasına gizlenmiş olan o müthiş aşk hikayesi kitabın bir solukta okunmasını sağlamaktadır. Tarih, vatan sevgisi, kahramanlık, dürüstlük ve aşk birbiri içine geçerek romanda işlenmektedir. Romanda, Osmanlı içerisinde hayatlarını sürdüren Türkmenler ve sürekli Osmanlı üzerine seferler düzenleyen Karamanoğulları hakkında da birçok bilgi verilmektedir.

    Kitapta dikkatimi çeken noktalardan biride Gökçen isimli kızın gözlerindeki yeşil ışık ve taşlarla yağmur yağdırmasıdır.  Bunun sebebi ise Gökçe’nin Uygur Türkü olması sebebiyle eski Türker’deki Şamanist inançtır.

    Kitapta sonucu açıklanmayan birkaç nokta dışında, dervişlerin kötülenmesi ve Osmanlı sipahilerinin şarap içmesi çelişkili konulardan bazılarıdır.

    Bu zamana kadar zevkle izlediğimiz Cüneyt Arkın’ın tarihi filmlerinin de bu romandan etkilendiğini zannediyorum. Son söz olarak ise gerçekten akıcı ve heyecanlı bir romandır ve herkesin okuması gereken kitaplardan birisidir.