BİR KİTAP BİR ÇOCUK BİR ÇOCUK BİN UMUT

          Üniversitelerimiz her yıl ön lisans, lisans ve lisansüstü olmak üzere milyonlarca öğrenci mezun veriyor ve öğrenciler büyük bir heyecanla başladıkları üniversite eğitimi süresinin sonunda hak ettikleri diplomaları alarak yaşam kulvarında eğitimli bireyler olarak koşmaya başlıyorlar.  Birey sosyal hayatına devam ederken hayatının belirli bir yılını üniversitedeki yükseköğretime harcarken ne gibi kazanımlar elde ediyor? Yükseköğretim nasıl bir vizyon sağlıyor? Üniversite mezunu bir birey ile bu eğitimi almaya fırsat bulamayan bir birey aynı bakış açısına mı sahiptir? Yani üniversite mezunu bir insan nasıl olmalı? Tabi ki bu soruların cevapları çok uzun ve ayrıntılıdır. Şu kadarını söyleyebilirim ki maalesef üniversitede verdiğimiz eğitimler yetersiz düzeyde. Eğitimi sadece derslerin başarılı bir şekilde geçilmesi ve diplomanın alınması olarak algılıyoruz. Ancak eğitimin özü bu algımızdan çok ama çok uzak.  Tabi ki derslerin başarılı bir şekilde geçilmesi önemli bir faktördür ama derslerin yanında bireylerin sosyal hayatta sorumlu bireyler olmasını sağlayacak kazanımları da sağlamamız gerekmektedir.

Okumaya devam et

SINAV KURALLARI

BU KURALLARA UYACAĞINIZI BİLİYORUZ AMA BİZ YİNEDE HATIRLATMAK İSTEDİK

Cep telefonları sınav esnasında kesinlikle kapalı tutulur. Telefonların sessiz konumda bulundurulması dahi yasaktır. Saate bakmak amacıyla veya hesap makinesi olarak cep telefonu kullanılamaz. Sınav sırasında cep telefonu ile herhangi bir şekilde ilgilenen öğrenciye kopya muamelesi yapılır.

Okumaya devam et

OTOMAT YAŞAMIMIZ…

                 Günlük hayat içinde o kadar kaybolmuşuz ki kafamızı kaldırıp da şöyle bir etrafımıza bakamıyoruz. Hırslarımız, yapmamız gereken işlerimiz, kariyer hedeflerimiz, bizi hoşnut eden alışkanlıklarımız, hep “ben” etrafında dönen yaşam döngümüz. Artık hepimiz aynı otomat insanlar olma yönünde ilerliyoruz. Aynı düşünüp, aynı giyinen, aynı telefonları kullanan, aynı kafe-restoranda yemek yiyen, aynı markalardan alışveriş yapan otomat insanlar. Gözünüzde Matrix filmindeki o herkesin birbirinin aynısı olduğu, adeta kopyala-yapıştır ile çoğaltılmış insanları aklınıza getirin. Belki de böyle yönetilmemiz ve sevk edilmemiz daha kolaydır. Bu olay otomatizm kavramı ile açıklanmaktadır. Zihin üzerindeki kontrolün kaybedilmesi, düşündüğümüzü sanıp popüler yaşamın hakimiyetine bilinçsizce girmemizi ifade etmektedir. Okumaya devam et

Sosyal Medya Yararlı Mı? Zararlı Mı?

sosyal medya afiş       Altıntaş Meslek Yüksekokulu’nda öğrencilerimizle beraber sosyal medyayı tartışacağız.  Çağımızın en önemli paylaşım ve bilgi kaynağı, aynı zamanda da iletişim aracı olan sosyal medya, yararları ve zararları konusunda bir söyleşi gerçekleştireceğiz. Tüm öğrencilerimiz davetlidir.