BİR KİTAP BİR ÇOCUK BİR ÇOCUK BİN UMUT

          Üniversitelerimiz her yıl ön lisans, lisans ve lisansüstü olmak üzere milyonlarca öğrenci mezun veriyor ve öğrenciler büyük bir heyecanla başladıkları üniversite eğitimi süresinin sonunda hak ettikleri diplomaları alarak yaşam kulvarında eğitimli bireyler olarak koşmaya başlıyorlar.  Birey sosyal hayatına devam ederken hayatının belirli bir yılını üniversitedeki yükseköğretime harcarken ne gibi kazanımlar elde ediyor? Yükseköğretim nasıl bir vizyon sağlıyor? Üniversite mezunu bir birey ile bu eğitimi almaya fırsat bulamayan bir birey aynı bakış açısına mı sahiptir? Yani üniversite mezunu bir insan nasıl olmalı? Tabi ki bu soruların cevapları çok uzun ve ayrıntılıdır. Şu kadarını söyleyebilirim ki maalesef üniversitede verdiğimiz eğitimler yetersiz düzeyde. Eğitimi sadece derslerin başarılı bir şekilde geçilmesi ve diplomanın alınması olarak algılıyoruz. Ancak eğitimin özü bu algımızdan çok ama çok uzak.  Tabi ki derslerin başarılı bir şekilde geçilmesi önemli bir faktördür ama derslerin yanında bireylerin sosyal hayatta sorumlu bireyler olmasını sağlayacak kazanımları da sağlamamız gerekmektedir.

Okumaya devam et

FUTBOL DİLİNDEN SİYASET

18092013QUYOYcHPj0Dfv7jc

        Siyaset futbola benzer mi? Evet, siyaset futbola benzer. İlk başta biraz futbol hakkında bilgi verelim sonra benzer yönlerini ele alalım. Herkesin de bildiği gibi, Futbol Federasyonu değişik statülerde ligler oluşturuyor ve bu liglerde birinci gelenler şampiyon oluyor. Futbol en başta bir spordur ve her sporda olduğu gibi futbolda da bir mücadele ve kazanan-kaybeden vardır. Futbol bireysel sporlar gibi kişisel başarıdan ziyade takım başarısını öne çıkaran bir spordur. Takımınızı oluşturan futbolcuların performansı ne kadar yüksekse başarınızda o kadar artabilmektedir. Futbol takımlarının amacı liglerinde şampiyon olmak ve taraftarlarını sevindirmektir. Peki, şampiyon olmak için ne yapmak gerekmektedir? En saf hali ile rakiplerinizden daha fazla maç kazanmanız gerekmektedir ancak bunun için takımınızın güçlü olmadır. Takımın güçlü olması için ise başarısı yüksek futbolcu transfer etmeniz gerekmekte ve buda milyon dolarlar demektir. Şimdi Galatasaray ve Kırşehirspor’u karşılaştırabilir miyiz? Tabiki bazen başarıya da gerek kalmadan şike yapılarak da şampiyonluk sağlanabiliyor ancak şike içinde para gerekmektedir. Yani futbol=para denklemi hiçbir zaman bozulmuyor. Okumaya devam et

BİR SEÇMEN OLARAK SİYASETÇİLERDEN TALEPLERİM!!!

en_ilginc_aday_cilgin_vaatler_verdi_h37356_2ffc8

  1. Seçim arabalarından bangır bangır açtığınız seçim şarkılarını günde 50 kez dinleterek kafamızı şişirmeyin. Bırakında evimizde bari rahat edelim.
  2. Seçim afişlerinizle, broşürlerinizle sokakları veya kamusal alanları hem çevresel açıdan hem de görüntü açısından kirletmeyin. Zaten belediyeler zorunlu ihtiyaçları zor karşılıyor bir de sizin çöplerinizle uğraşmasınlar. Görüntü kirliliği istemiyoruz.
  3. Dini siyasete alet ederek kirletip, milleti dinden soğutmayın. Bunun vebalinden kurtulamazsınız.
  4. Seçim propagandalarınızda gerçekçi ve samimi olun, beynimizle dalga geçmeyin.
  5. Mitinglerinizde birbirinize laf sokmak yerine iktidara gelmeniz durumunda ülkeyi nasıl yöneteceğinizden bahsedin.
  6. Parayla oy satın alıp milletin hakkına girmeyin.
  7. Şantaj, tehdit gibi illegal yollarla rakiplerinizi alt etmeye çalışmayın. Anlayın ki Türk milleti her zaman mağduru destekler. Her zaman mazlumun yanındayız.
  8. Mitingleriniz için zaten devlet size ödeme yapıyor (%3 barajını geçenlere) birde kamu mallarını kullanmayın. Ödediğimiz vergileri hakkınız olmayan şekilde kullanmayın.
  9. Konvoylar oluşturup trafiği felç etmeyin. Halkın zor olan hayatını iyice zorlaştırmayın.
  10. Hoca-cemaat ilişkisi gibi parti liderleri olarak birbirinize ne kadar saygılı olursanız tabanlarınızda birbirine karşı saygılı olur. Şiddet istemiyoruz.
  11. Seçimlere şaibe düşürecek hareketlerden kaçının. Haklı aldığınız oylarda şaibeli hale gelmesin. Oylarımızın bekçisiyiz.
  12. Temiz siyaset istiyoruz. Yalan söyleyerek, hile ile paranın gücü ile seçmenleri kandırmayın. Toplumumuzun tarihine ve kültürüne uygun temiz siyaset yapın. Doğruyu savunun da isterse peşinizden bir kişi gelsin.
  13. Ötekileştirme, dışlama siyaseti yapmayın. Her zaman birleştirici olun. Kendinizin yapamadığını halktan istemeyin.
  14. Anadolu toprakları hoyrat at gibidir. Acemi biniciyi sırtından atıverir. Vizyonu geniş, ileri görüşlü siyasetçiler istiyoruz. Kahve siyaseti yapmayın.

OTOMAT YAŞAMIMIZ…

                 Günlük hayat içinde o kadar kaybolmuşuz ki kafamızı kaldırıp da şöyle bir etrafımıza bakamıyoruz. Hırslarımız, yapmamız gereken işlerimiz, kariyer hedeflerimiz, bizi hoşnut eden alışkanlıklarımız, hep “ben” etrafında dönen yaşam döngümüz. Artık hepimiz aynı otomat insanlar olma yönünde ilerliyoruz. Aynı düşünüp, aynı giyinen, aynı telefonları kullanan, aynı kafe-restoranda yemek yiyen, aynı markalardan alışveriş yapan otomat insanlar. Gözünüzde Matrix filmindeki o herkesin birbirinin aynısı olduğu, adeta kopyala-yapıştır ile çoğaltılmış insanları aklınıza getirin. Belki de böyle yönetilmemiz ve sevk edilmemiz daha kolaydır. Bu olay otomatizm kavramı ile açıklanmaktadır. Zihin üzerindeki kontrolün kaybedilmesi, düşündüğümüzü sanıp popüler yaşamın hakimiyetine bilinçsizce girmemizi ifade etmektedir. Okumaya devam et

Güleriz Ağlanacak Halimize

      Yükseköğretime Giriş Sınavı (YGS) yapılmasının ardından adaylardan bir tanesi sosyal medyada soru kitapçığının tamamını yayınladı. ÖSYM açıklama yapıyor; “adli süreç başlatılacaktır” diye. Peki, soruyorum; Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın “soruların tamamı açıklasın” kararına rağmen soruların sadece %20 sini açıklayarak mahkeme kararını hiçe sayan kendisine de soruşturma açacak mı? Sınav aynı zamanda öğrencilerin hatalarını ve eksik olduğu konuları görmesini sağlamaz mı? Yoksa sadece eleme için mi yapılıyor sınavlar? Maalesef bu tür yanlış uygulamalar yüzünden eğitim kalitesi git gide düşüyor. Son söz: Güleriz ağlanacak halimize…..