Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Tercih (SBKY)

Siyaset bilimi ve kamu yönetimi alanında doktora yapan bir akademisyen olarak gördüklerimi, okuduklarımı ve düşündüklerimi yine kamu yönetimi okuyan öğrencilerle paylaştığım bir instagram hesabı (bağlantı adresi) yönetiyorum. Son zamanlarda özellikle Yükseköğretim Kuruları Sınavı geçtikten sonra bu bölümü tercih etmeyi düşünen üniversite adaylarından birçok soru gelmektedir. En çok gelen sorular; siyaset bilimi ve kamu yönetimi nasıl bir bölümdür? İş imkânları nelerdir? Tavsiye eder misiniz? Avantajları var mıdır? Şimdi hepsine cevap vermeye çalışalım.

Burası çok önemli…

Bölüm bilgisine geçmeden önce bir üniversiteyi, bölümü veya mesleği tercih ederken iş imkânı, maaş imkânı gibi şeylerden önce o mesleği sevip sevmediğinize odaklanın. Sevmediğiniz bir yemeği yemezsiniz, sevmediğiniz bir filmi izlemezsiniz, sevmediğiniz yere gitmezsiniz. Peki, sevmediğiniz işi niye yapıyorsunuz? İnsanın sevmediği bir işte başarılı olması mümkün mü? Bir resim çizmeyi sevmeyen ressam düşünün! Bu kişi dünyanın önde gelen bir ressamı olabilir mi? Bölüm tercihi yaparken kimseyi dinlemeyin. Özellikle ebeveynlerinizi. Sadece duygularınıza kulak veriniz. Sevmediğimiz işleri yaptığımız için kimse işinde özveri ile çalışmıyor. Kimse mutlu değil. O yüzden bir kuruma gittiğinizde sizi başından salmaya çalışan personellerle karşılaşırsınız. Sevdiğiniz mesleği yapınız. Siz kendinizi geliştirdikten sonra her bölümün iş imkânı vardır. Kendini geliştirmez isen tıp okusan işsiz kalırsın.

Siyaset bilimi ve kamu yönetimi nasıl bir bölümdür?

Bence güzel bir bölümdür. Çünkü siyaseti, devleti ve yönetimi seviyorum. Siyaset bilimi ve kamu yönetimi sözel ağırlıklı derslerin yoğun olduğu bir bölümdür. Kamu kurumlarında istihdam edilecek personelin ihtiyaç duyacağı ekonomi, maliye, hukuk, yönetim, sosyoloji, kentleşme ve siyaset gibi dersler bölümün temelini oluşturmaktadır. Bölümün içeriğini oluşturan derslerden de anlaşılacağı üzere sosyal bilimlerin çoğu alanını kapsayan bir bölümdür. Halk arasında genel bir kanı olarak kolay bir bölüm gibi gelse de (ki açık öğretimi olduğu için çoğu insan kamu yönetimi mezunudur:) ) hakkı verilerek okunduğu zaman oldukça zor bir bölümdür. Tabi ki zorluk kişiden kişiye değişir o tarafı ayrıdır. Kafe, ev-yurt, sınav üçgeninde yaşayan birisi için oldukça zor olacaktır. Kamu yönetimi bölümünün içeriği daha çok kamu kurumlarına istihdam sağlamak üzere oluşturulduğu için özel sektörde iş yapacak kişiler açısından dezavantajlı bir bölüm olabilir. Hoş mezunların kaçı kamu kurumunda istihdam ediliyor? (Bu ayrı bir tartışma konusu). İktisadi ve idari bilimler fakültesi bünyesinde yer alan kamu yönetimi, işletme, uluslararası ilişkiler, maliye gibi programlar arasında çok olmasa da az farklılıklar vardır. Bu sebeple özel sektör düşünen kişilerin işletme gibi programları tercih etmeleri daha mantıklı olacaktır.

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi İş İmkânları (istihdam Alanları) Nelerdir?

Burada bahsetmek istediğim salt anlamda kamu yönetimi iş imkânı değildir? Bunu öğrenmek istiyorsanız Google ‘ye “Kamu yönetiminde istihdam alanı yazsanız” bir dünya sayfa çıkar (merak etmeyin yazının ilerleyen kısmında var). Benim üzerinde durmak istediği yanlış bilinen bir algı olan kamu, işletme maliye okuyan işsiz kalır!!! Ne yapalım o zaman herkes tıp okusun, öğretmen olsun ya da avukatlık yapsın. Ki hukuk da patlama noktasına geldi. Kamu yönetimi okuyan işsiz kalır! Düşüncesi daha tembellerin uydurduğu bir bahanedir. Bu bölümü bitirenler hiç çalışmadan KPSS-A puan türünden 60-65 arası puan alır. Bir kaç yıl dişini sıkıp çalışan ise 80-100 arasında puan alır. 80 ve üzeri puan alan ise sıralamada ilk 2 bin arasına girer. Devlet her yıl ortalama 2-5 bin memur alımı yaptığına göre o kadar da zor değilmiş iş bulmak. Evet, İİBF-SBF bitiren 100 binlerce mezun var ama başarı düşük. Çünkü çoğu öğrenci üniversite okumuş olmak için geliyor. Bölümden haberi yok KPSS den haberi yok. Üniversitelerde genel olarak öğrenci tipi şöyledir; hocanın anlattıklarını önde oturan ve her derse gelen (vizeden sonraki hafta bile hoca ders işler korkusu ile bir tek o gelir) bir öğrenci not tutar. Tuttuğu notları anlaştığı kırtasiyeye satar. (Ne yapsın herkes ekmeğinin peşinde J ). Çoğu bölümde öğrenci çok fazla olduğu için yoklama zorunluluğu yoktur ve hiç derse gelmeyen öğrenci kırtasiyeden o notları alır. Notlarda önemli yerlere zaten yıldız konulmuştur. (Hocanın yaptığı espriyi yazan notlar vardı). Bazen notların yanında hocanın daha önceki yıllarda sormuş olduğu soru arşivleri de hediye olarak verilir. Öğrenci kırtasiyeden aldığı notun güzel bir özetini çıkarır ve ezberler. Bu şekilde sınavı geçmiştir ve diploması verilmiştir. Mezun olduktan sonraki ilk cümle “Devlet bize iş vermiyor!” Başka bir yazıda üniversite nasıl okunur bunu tartışırız.

Kamu yönetimi kapsamlı bir bölüm olduğu için iş imkânları da geniştir. Bu bölümü okuyan her öğrencinin hedefi KAYMAKAM olmaktır. Bu bölümden olabileceğiniz en kariyer meslek kaymakamlıktır. O anki iktidar ile aranız iyi ise tabi ki VALİ de olabilirsiniz. Kamu kurumlarına memur olabilirsiniz (ülkedeki tüm ebeveynlerin çocuğu için hayalidir). Genel anlamda sıralayacak olursak; mülki idare amirlikleri, İdare mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinde idari hâkimlik, Bakanlıklarda uzmanlık, müfettişlik, danışmanlık, Polislik, komiser yardımcılığı, komiser ve emniyet teşkilatında diğer uzmanlık görevleri, KİT’ler ile yatırımcı kuruluşlarda orta ve üst kademe yöneticilik, uzmanlık ve müfettişlik, Teftiş kurullarında müfettişlik, uzmanlık ve yöneticilik, Danıştay ve Sayıştay’da denetçi ve uzmanlık, Dış İşleri Bakanlığı’nda meslek memurluğu ve idari memurluk, İçişleri Bakanlığı’nda İl Planlama ve Koordinasyon Uzmanlığı, Rekabet Kurulu, Telekom Üst Kurulu gibi üst (düzenleyici) kuruluşlarda uzmanlık ve denetçilik, Hazine, Devlet Planlama Teşkilatı, Maliye Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, TUİK/DİE gibi kuruluşlarda müfettişlik ve uzmanlık gibi birçok meslek sayabiliriz. Bu mesleklerin çoğu kamu personel sınavı (KPSS) ile memur alımı yapmaktadır. KPSS, KPSS-B ve KPSS-A olmak üzere iki türden oluşur. KPSS-B matematik, Türkçe, tarih coğrafya ve genel kültürden oluşur ve kurumlara memur derecesi ile alım yapar. KPSS-A ise maliye, iktisat, hukuk, ekonomi, kamu yönetimi gibi alan bilgisinden oluşur ve kamu kurumlarına uzman sıfatı ile alım yapar.

Son bir hatırlatma olarak siyaset bilimi ve kamu yönetimi ile sadece kamu yönetimi bölümleri arasında hiç bir fark yoktur. siyaset bilimi daha popüler olduğu için öğrenci çekmek amacıyla bölüm simleri değiştirilmektedir.

İnstagram hesabından takip edebilirsiniz. Kullanıcı adı kamu_yonetimi_

BİR KİTAP BİR ÇOCUK BİR ÇOCUK BİN UMUT

          Üniversitelerimiz her yıl ön lisans, lisans ve lisansüstü olmak üzere milyonlarca öğrenci mezun veriyor ve öğrenciler büyük bir heyecanla başladıkları üniversite eğitimi süresinin sonunda hak ettikleri diplomaları alarak yaşam kulvarında eğitimli bireyler olarak koşmaya başlıyorlar.  Birey sosyal hayatına devam ederken hayatının belirli bir yılını üniversitedeki yükseköğretime harcarken ne gibi kazanımlar elde ediyor? Yükseköğretim nasıl bir vizyon sağlıyor? Üniversite mezunu bir birey ile bu eğitimi almaya fırsat bulamayan bir birey aynı bakış açısına mı sahiptir? Yani üniversite mezunu bir insan nasıl olmalı? Tabi ki bu soruların cevapları çok uzun ve ayrıntılıdır. Şu kadarını söyleyebilirim ki maalesef üniversitede verdiğimiz eğitimler yetersiz düzeyde. Eğitimi sadece derslerin başarılı bir şekilde geçilmesi ve diplomanın alınması olarak algılıyoruz. Ancak eğitimin özü bu algımızdan çok ama çok uzak.  Tabi ki derslerin başarılı bir şekilde geçilmesi önemli bir faktördür ama derslerin yanında bireylerin sosyal hayatta sorumlu bireyler olmasını sağlayacak kazanımları da sağlamamız gerekmektedir.

Okumaya devam et

İktisat derslerinde nasıl başarılı olursunuz?

NOT: Bu yazı Emrah Aydınonat Hocamızın iktisatnedir.com sitesinden alınmıştır. Yazılarını okumak için siteyi ziyaret edebilirsiniz. 

Dönem başlarken İktisada Giriş derslerinde öğrencilere yaptığım önerilerinden bazılarını burada özetleyeyim dedim. Belki üniversiteye yeni giren öğrencilerin, özellikle de ekonomi/iktisat öğrencilerinin işine yarar, yüksek notlar almalarına yardım eder:

Okumaya devam et

FUTBOL DİLİNDEN SİYASET

18092013QUYOYcHPj0Dfv7jc

        Siyaset futbola benzer mi? Evet, siyaset futbola benzer. İlk başta biraz futbol hakkında bilgi verelim sonra benzer yönlerini ele alalım. Herkesin de bildiği gibi, Futbol Federasyonu değişik statülerde ligler oluşturuyor ve bu liglerde birinci gelenler şampiyon oluyor. Futbol en başta bir spordur ve her sporda olduğu gibi futbolda da bir mücadele ve kazanan-kaybeden vardır. Futbol bireysel sporlar gibi kişisel başarıdan ziyade takım başarısını öne çıkaran bir spordur. Takımınızı oluşturan futbolcuların performansı ne kadar yüksekse başarınızda o kadar artabilmektedir. Futbol takımlarının amacı liglerinde şampiyon olmak ve taraftarlarını sevindirmektir. Peki, şampiyon olmak için ne yapmak gerekmektedir? En saf hali ile rakiplerinizden daha fazla maç kazanmanız gerekmektedir ancak bunun için takımınızın güçlü olmadır. Takımın güçlü olması için ise başarısı yüksek futbolcu transfer etmeniz gerekmekte ve buda milyon dolarlar demektir. Şimdi Galatasaray ve Kırşehirspor’u karşılaştırabilir miyiz? Tabiki bazen başarıya da gerek kalmadan şike yapılarak da şampiyonluk sağlanabiliyor ancak şike içinde para gerekmektedir. Yani futbol=para denklemi hiçbir zaman bozulmuyor. Okumaya devam et

BİR SEÇMEN OLARAK SİYASETÇİLERDEN TALEPLERİM!!!

en_ilginc_aday_cilgin_vaatler_verdi_h37356_2ffc8

  1. Seçim arabalarından bangır bangır açtığınız seçim şarkılarını günde 50 kez dinleterek kafamızı şişirmeyin. Bırakında evimizde bari rahat edelim.
  2. Seçim afişlerinizle, broşürlerinizle sokakları veya kamusal alanları hem çevresel açıdan hem de görüntü açısından kirletmeyin. Zaten belediyeler zorunlu ihtiyaçları zor karşılıyor bir de sizin çöplerinizle uğraşmasınlar. Görüntü kirliliği istemiyoruz.
  3. Dini siyasete alet ederek kirletip, milleti dinden soğutmayın. Bunun vebalinden kurtulamazsınız.
  4. Seçim propagandalarınızda gerçekçi ve samimi olun, beynimizle dalga geçmeyin.
  5. Mitinglerinizde birbirinize laf sokmak yerine iktidara gelmeniz durumunda ülkeyi nasıl yöneteceğinizden bahsedin.
  6. Parayla oy satın alıp milletin hakkına girmeyin.
  7. Şantaj, tehdit gibi illegal yollarla rakiplerinizi alt etmeye çalışmayın. Anlayın ki Türk milleti her zaman mağduru destekler. Her zaman mazlumun yanındayız.
  8. Mitingleriniz için zaten devlet size ödeme yapıyor (%3 barajını geçenlere) birde kamu mallarını kullanmayın. Ödediğimiz vergileri hakkınız olmayan şekilde kullanmayın.
  9. Konvoylar oluşturup trafiği felç etmeyin. Halkın zor olan hayatını iyice zorlaştırmayın.
  10. Hoca-cemaat ilişkisi gibi parti liderleri olarak birbirinize ne kadar saygılı olursanız tabanlarınızda birbirine karşı saygılı olur. Şiddet istemiyoruz.
  11. Seçimlere şaibe düşürecek hareketlerden kaçının. Haklı aldığınız oylarda şaibeli hale gelmesin. Oylarımızın bekçisiyiz.
  12. Temiz siyaset istiyoruz. Yalan söyleyerek, hile ile paranın gücü ile seçmenleri kandırmayın. Toplumumuzun tarihine ve kültürüne uygun temiz siyaset yapın. Doğruyu savunun da isterse peşinizden bir kişi gelsin.
  13. Ötekileştirme, dışlama siyaseti yapmayın. Her zaman birleştirici olun. Kendinizin yapamadığını halktan istemeyin.
  14. Anadolu toprakları hoyrat at gibidir. Acemi biniciyi sırtından atıverir. Vizyonu geniş, ileri görüşlü siyasetçiler istiyoruz. Kahve siyaseti yapmayın.