HOME (Yuva) Belgeseli


 

“Lütfen beni iyi dinle. Sen de benim gibi bir Homo Sapiens’sin. Akıllı insansın. Kainatın mucizesi yaşam yaklaşık 4 milyar yıl önce ortaya çıktı; biz insanlarsa yalnızca 200 bin yıl önce. Yine de yaşam için temel olan dengeyi alt üst ettik. Bu sıradışı hikayeyi iyi dinle, bu senin hikayen ve sonunu yazmak senin elinde.”

Kesinlikle izlenmesi gereken belgeseller arasında bulunan Home(Yuva), kamu yönetimi öğrencilerine ve bu alanda görev yapan herkes için faydalı olacaktır.  Küresel ısınma, iklim değişikliği, çevre kirliliği gibi sorunları artık kamu kurumlarından bağımsız olarak düşünemeyiz. Günümüzde çevre sorunları ve politikaları kamu yönetiminin temel alanlarından bir tanesini oluşturmaktadır.

Yuva (Özgün adı: Home), Fransız fotoğrafçı Yann Arthus-Bertrand’ın yönettiği 2009 yapımı belgesel film. Dünya’daki çeşitli yerlerin havadan çekimlerinin birleşiminden oluşan film, yaşamın çeşitliliğini ve insanlığın gezegendeki ekolojik dengeyi nasıl tehdit ettiğini gösterir. Yuva 90 ülkede birden aynı tarihte gösterime girerek bir dünya rekoru kırdı. Toplam 488 saat ham görüntüden oluşan Yuva belgeseli 54 ülkede 217 günde çekildi.

Dünya’mızın gidişatı ile ilgili bilgi sahibi olmak ve daha bilinçli yaşamak isteyenler için eşsiz bir yapım. Belgeselde, 4 milyar yaşındaki gezegende sadece 200 bin yıldır yaşamını sürdüren insanoğluna bahşedilen bu harika yaşam döngüsünün yine insanlar tarafından nasıl bozulduğuna şahit olurken, hızla tükenen kaynaklar ve zenginleşmek için değil de hayatta kalmak için yapılmaya zorlanan göçlerin yanı sıra birçok hayati konu da ele alınıyor. İnsanlık geçtiğimiz birkaç kısa on yılda, gezegenin yaklaşık dört milyon yıl süren evrimle kurulan dengesini altüst etti. Ödenecek bedel ağır, ama artık karamsar olmak için çok geç: İnsanlığın bu gidişatı tersine çevirmesi, Dünya’nın zenginliklerini yağmaladığının farkına varması ve tüketim kalıplarını değiştirmesi için hemen hemen 10 yılı var.

Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak. (Belgeselden bir alıntı).

Dünya’nın bıraktığı 4 milyar yıllık mirastan yararlanıyorsun. Yalnızca 200.000 yaşındasın ama Dünya’nın çehresini değiştirdin bile. Tüm savunmasızlığına rağmen, senden önceki diğer hiçbir canlının yapmadığını yaptın ve doğal ortamın her bir köşesini ele geçirdin.

Dünya üzerindeki yaşamı hiçbir zaman anlayamadık. Kontrol edemediğimiz doğal bir felaket yarattık. Kökenlerimiz, su, hava ve yaşam formlarıyla yakından bağlantılı. Ancak bu günlerde bizler bu bağlantıları kopardık. Dünya’yı kafamızdaki resme göre şekillendirdik. Değişmek için zamanımız çok az. Eğer yaptıklarımızın hesabını vermekten kaçarsak, bu yüzyıl, 9 milyar insanın sorumluluğunu nasıl taşıyacak?

Dünya nüfusunun %20’si kaynakların %80’ini tüketiyor.

Askeri giderlere yapılan harcamalar gelişmekte olan ülkelere yapılan yardımlardan 12 kat daha fazla.

Her gün 5.000 insan kirli içme suyu nedeniyle ölüyor.

1 milyar insansa temiz içme suyuna ulaşamıyor.

1 milyara yakın insan aç kalacak.

Dünya üzerinde yapılan tahıl ticaretinin %50’sinden çoğu hayvanları beslemek ya da biyoyakıt için kullanılıyor.

Tarıma elverişli toprakların %40’ı uzun vadeli hasar gördü.

Her yıl 13 milyon hektar orman yok oluyor.

Her dört memelinden biri, her sekiz kuştan biri, her üç amfibiden biri yok olma tehlikesi altında.

Canlı türleri normalden 1.000 kat daha hızlı ölüyor.

Balık avlanma alanlarının dörtte üçü tükendi, bitti ya da yok olma tehlikesi altında.

Son 15 yılın ortalama sıcaklığı,günümüze kadar kaydedilen en yüksek sıcaklık oldu.

Kıta buzulu 40 yıl öncesine göre %40 inceldi.

2050 yılında en az 200 milyon kişi iklimsel nedenlerden ötürü mülteci olabilir.

Yaşanan tüm bu tecrübeler bizlere farkındalığa tanıklık edecek birer örnek. Tüm bunlar daha ılımlı, daha akılcı ve daha paylaşımcı, insanoğlunun yeni macerasının işaretleri. Birlik olma zamanı. Önemli olan kaybedilenler değil, geriye kalanlar. Hala ormanlarının yarısına sahibiz, binlerce nehre, göle, buzullara ve binlerce canlı türüne de. Çözüm yollarını biliyoruz. Değişmek için gereken güce sahibiz. Öyleyse neyi bekliyoruz..

Yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz....

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s