Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali)


     page_yalnizliklarin-itirafi-kurk-mantolu-madonna_183543266

        Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabı uzun süredir çok satanlar listesinde yer alıyor. Aslında pek fazla okumam kitapların çok satanını. Çok satılma kaygısı ile kitap yazıldığı zaman aslında pek de edebi olmuyor. Çok satanlar listesi, sırf Twitter da söz paylaşımı için çıkan kitaplar, dini hassasiyeti kullananlar, argo cümlelerle örülü ilişki romanları, yaşadığımız ülkenin değerlerine verip veriştiren kitaplardan geçilmiyor. Çok satanlar listesini takip etmek bir nevi popüler kültürün gölgesinde kalmak gibi olduğu için biraz soğuk duruyorum. Tabiki bu düşüncelerim tüm kitaplar için geçerli değil. Değerli arkadaşım Hatice Akman kitabı bana hediye etti bu vasıtayla okuma imkânım oldu ve gerçekten kitaba hayran kaldım. Kesinlikle okunması gereken kitaplardan birisidir. Kitabın 2016 yılı itibari ile birde filmi çekilecekmiş. Merakla bekliyoruz.

haber-kurk-mantolu-madonna-sinema-filmi-oluyor-5df8c8e709d704700e109a47ceafdb9f

  Kitaptan biraz bahsedecek olursak; Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’nin 1943 yılında yayımladığı bir romanıdır. Benim okuduğum ise 71. Baskısıdır. Romanın başkarakterlerin Maria Puder ve Raif Efendi’dir. Başka bir kişi ikisi arasındaki geçen aşk hikâyesini Raif efendinin not aldığı defterden yararlanarak anlatmaktadır.

       Roman ilk etapta her ne kadar bir aşk hikâyesi gibi anlatılsa da, içerik sadece aşktan ibaret değildir. Zenginlik, yoksulluk, o döneme ait hayat kesitleri ve en önemlisi insanlar hakkında herhangi bir bilgi elde edilmeden yapılan önyargılardan bahsedilmektedir. Yazar romanın birçok yerinde hem başkalarının hem de kendisinin yaptığı önyargılardan bahsetmektedir. Örneğin kitapta geçen bir cümle: “Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!… Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahlûku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz”.  Günümüz toplumunda insanları hiç çekinmeden etiketliyoruz. Yazar hiç şüphesiz bu konu üzerinde epeyce duruyor. Kitapta geçen hikâye Kürk Mantolu Madonna yani Maria Puder ve Raif Efendi arasında geçen aşk üzerine kurulu ancak bu aşk hikâyesi alışıla gelmiş aşk hikâyelerinden değil. İlk etaptan beri müthiş bir bağ ile bağlı olmasına karşın o kadar uzak ve durgun. Adeta bir anne ve çocuk ilişkisi gibi. Kitapta geçen cümle: “Seni seviyorum… Deli gibi değil gayet aklı başında olarak seviyorum.”

     Sabahattin Ali, bir eserinde şöyle bir söz kullanıyor: “ Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti.” Elbette bunun altında birçok neden var kendisine göre ama ilk olarak bir tanesi var ki, her şeyi açıklamakta.

       İşte Sabahattin Ali’nin çocukluk arkadaşı Ali Demirel’in sözleri:

“Annesi sinirli bir kadındı. Sabahattin Ali’den çok, kekeme oğlu Fikret’e (Şenyuva) yakınlık gösterirdi. Arada bir Sabahattin Ali’yi azarlar, hatta döverdi. Bu ayrıcalıklı davranış Sabahattin Ali’yi derinden yaralamıştı. Bundan dolayı, annesinin, hatta kimsenin kendisini sevmediğine ve sevmeyeceğine inanmış, babasına daha bir bağlanmıştı.”

    Ve çok önemli bir eseri olan Kürk Mantolu Madonna’da şöyle demişti yazar:

“Ona hakikaten dargın değildim; asla kızmıyordum. Sadece müteessirdim. “Bunun böyle olmaması lazımdı” diyordum. Demek ki beni bir türlü sevemiyordu. Hakkı vardı. Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti. Zaten kadınlar pek acayip mahlûklardı. Bütün hatıralarımı toplayarak bir hüküm vermek istediğim zaman, kadınların hiçbir zaman sahiden sevemeyecekleri neticesine varıyordum.(http://hangi-edebiyat.tumblr.com/post/118128599107/sabahattin-ali-bir-eserinde-soyle-bir-soz)

kurk_mantolu_madonna_kitap_manset

Kitapta beğendiğim cümleler ise bunlardır;

“Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi.”

“Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?”

Aşk öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilemediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilemeyiz.”

“Sana ihtiyacım yok ki benim! İnsan yalnız da mutsuz olabilir çünkü.”

“Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız(düş kırıklıklarımız), hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?”

“İnsanlar, birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.”

“Yılbaşının da sence hiçbir hususiyeti yok mudur? Diye sordum -Hayır, dedi- senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki? Tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? Ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar mühim değil; çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması… İnsan ömrü doğumdan ölüme kadar uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir.”

“Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş __kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.”

“ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım”

Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali)” üzerine 3 yorum

  1. şimdiye kadar niye okumadığımı bilmiyorum. Gözümden kaçmış olsa gerek. Bu kısmı sevdim: “İnsanlar, birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.”

    Liked by 1 kişi

  2. Kitaba çok geç kaldığımı düsunmüştüm kitabı bitirdigimde. Baslari ne kadar bayat gelsede 1940 da yazildi sanirim o zamani bugun gibi gozumuzun onune getirtmeyi basarmis. Kesinlikle tat aldm. Ama bu sekilde yasayan insanlar icin hayat gercekten anlasilmaz…

    Beğen

  3. Iyi bir yazar olmak için zorluk çekmek gerekiyor. Standardın dışında bir hayat yaşamak gerekiyor galiba. Benimde zevkle okuduğum kitaplardan birisidir.

    Liked by 1 kişi

Yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz....

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s