FUTBOL DİLİNDEN SİYASET


18092013QUYOYcHPj0Dfv7jc

        Siyaset futbola benzer mi? Evet, siyaset futbola benzer. İlk başta biraz futbol hakkında bilgi verelim sonra benzer yönlerini ele alalım. Herkesin de bildiği gibi, Futbol Federasyonu değişik statülerde ligler oluşturuyor ve bu liglerde birinci gelenler şampiyon oluyor. Futbol en başta bir spordur ve her sporda olduğu gibi futbolda da bir mücadele ve kazanan-kaybeden vardır. Futbol bireysel sporlar gibi kişisel başarıdan ziyade takım başarısını öne çıkaran bir spordur. Takımınızı oluşturan futbolcuların performansı ne kadar yüksekse başarınızda o kadar artabilmektedir. Futbol takımlarının amacı liglerinde şampiyon olmak ve taraftarlarını sevindirmektir. Peki, şampiyon olmak için ne yapmak gerekmektedir? En saf hali ile rakiplerinizden daha fazla maç kazanmanız gerekmektedir ancak bunun için takımınızın güçlü olmadır. Takımın güçlü olması için ise başarısı yüksek futbolcu transfer etmeniz gerekmekte ve buda milyon dolarlar demektir. Şimdi Galatasaray ve Kırşehirspor’u karşılaştırabilir miyiz? Tabiki bazen başarıya da gerek kalmadan şike yapılarak da şampiyonluk sağlanabiliyor ancak şike içinde para gerekmektedir. Yani futbol=para denklemi hiçbir zaman bozulmuyor.

      Futbol gibi siyaset alanında mücadele eden partilerinde amacı iktidar (şampiyon) olmak ve kendisini destekleyenleri sevindirmektir. Ancak iktidar olmak da o kadar kolay değildir. Nasıl iktidar olunur? Siyasi kültür yüzünden ülkemizde siyaset=para demektir. Siyaset hem takım işidir hem de para işidir. Paranız olacak ki seçim propagandası yapın, afişler asın, billboardlar (ilan tahtası) kiralayın, konvoylar oluşturup depolarını doldurun, düğünlere katılım herkese birer çeyrek takın, devasal mitingler yapın ve dört bir yandan o mitinglere otobüslerle insanları taşıyın… Yani siyasette adım bile atsanız bunun bir maliyeti vardır. Futbolda nasıl taraftar kazanmak ve bu taraftarları fanatik hale getirmek önemli ise, siyasette de size destek verecek kişileri fanatik hale getirerek ve holiganlaştırmak yani ideolojik körlük önemlidir. Çünkü ne kadar fanatize edilir ve holiganlaştırılırsa o kadar sorgulama kabiliyetini yitir.

        Futboldaki kulüp başkanlarının siyasetteki karşılığı liderlerdir. Kulüp başkanın kalitesi ve karizması nasıl takım ve taraftar üzerinde etkili ise, liderlerin kalitesi ve karizması da hem parti hem de seçmen üzerinde etkilidir.  Kulüp başkanları da parti başkanları gibi delege usulü ile belirlenmektedir.  Örneğin Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat son kongrede 1777 delegenin oyunu alarak başkan oldu (Aziz Yıldırım 9 bin 380 oyun 6 bin 821’i aldı), siyasette ise AKP olağanüstü kongresinde Ahmet DAVUTOĞLU tek aday çıkmasına rağmen 1382 oy alarak genel başkanlığa seçildi (Devlet BAHÇELİ 1149 oy, Kemal KILIÇDAROĞLU ise 740 oy rakibi 415 oy). Bana göre spor kulüpleri daha demokratik. Ülkeyi yönetecek liderler spor kulüpleri kadar demokratik olamıyorlar.

              Bir futbol maçında takımın %60 topa sahip olarak oynaması onun iyi bir futbol oynadığını gösterir mi? Yoksa önemli olan topun nasıl mı değerlendirildiğidir? Evet, bir takımın %60 topa sahip olması maçı güzel oynadığı anlamına gelmez. Siyasette de bu böyledir. Oy oranınız, seçmen sayınız sizin siyasette başarılı olduğunuz anlamında gelmez. Çalışarak, antrenman yapılarak, mücadele edilerek kazanılabileceği gibi, hakemin taraf tutması vb. olaylarla da maç kazanılabilir. Siyasi başarılarında dürüst yönleri olduğu kara kirli yönleri de vardır.

              Futbolda 90 dakika bitmeden maç bitmez. İlk yarı veya maçın çoğunluğunda baskın oynayan, hatta tek kale oynayan taraf bir kontra atak ile gol yeyip maçı kaybedebilir. Nereden geldim bu konuya 🙂 Son zamanlarda siyasette de aynı durumlar gerçekleşiyor. Son 12 yıldır baskın oynayan, hatta tek kale oynayan AKP, şu sıralar biraz defans yapıyor. Bundan önce atak hep AKP’den geliyor, savunmayı muhalefet yapıyorken; şimdi atak muhalefetten geliyor, savunmayı AKP yapıyor. CHP’nin projeleri*, MHP’nin güçlenen ekonomik kadrosu** ve milliyetçi tabandaki lehine oy kayması gibi gelişmeler(***) AKP tarafından kaynak bulunamayacağı gibi iddalarla veya başka argümanlarla çürütülmeye çalışıyor ki bu alışık olunmayan bir durumdur. Bakalım dediğimiz gibi maç 90 dakika (7 Haziran’a kadar) ve meşin yuvarlak (siyaset yanar döner) maç nasıl biter göreceğiz. Ancak kazanan hangi parti olursa olsun hem ülkemiz, hem vatandaşımız hem de dürüstlük ve İslamiyet asıl kazanan olsun.

* Emekliye iki maaş ikramiye, milletçe alkışlıyoruz gibi projeler.

**Merkez Bankası Eski Başkanı Durmuş Yılmaz ve Ali Babacan’ın en yakın adamlarından Erhan Usta’ın MHP den aday olması

***Terör örgütü ile bağlantısından dolayı HDP’yi siyasi partiler kapsamında değerlendirmiyorum. Ne zaman ki gerçekten Kürt vatandaşların ve Türk vatandaşların hakkını savunursa o zaman bir siyasi parti olur.

Yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz....

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s