YENİ PKK-ESKİ PKK ve DURUMSALLIK YAKLAŞIMI


     Durumsallık yaklaşımı işletme indiryönetiminde önemli teorilerden bir tanesidir. Kısaca açıklayacak olursak Durumsallık yaklaşımı yönetimde, her duruma uyan evrensel ilkeler olduğu görüşünü reddetmektedir.  Her durumun kendine özgü bir yönetim tarzı olduğunu savunmaktadır.  Bu teori, içinde bulunulan durumun özelliklerini anlamaya ve bu duruma uyan bir davranış tarzı  eliştirmeyi amaçlamaktadır. Yönetim biçimini belirleyen etkenleri dışsal ve içsel etkenler şeklinde iki kategoride ele alınmaktadır.

     Durumsallık yaklaşımı siyaset kurumu içinde geçerlidir. Hali hazırda mevcut iktidarın seçim kampanyalarından birisi de “Yeni Türkiye” söylemidir. Bu söylem bir nevi Durumsallık yaklaşımıdır. Yeni Türkiye söyleminin içeriği geçmiş dönemlerden farklılaşarak çağın mevcut şartlarına göre düzenlenmiş ve bir amaç haline getirilmiştir. İçinde yaşadığımız dönemde yükselme gösteren neo liberal politikalar, başkanlık sistemi, yerel yönetimlere yetki devri, terörle mücadelede güvenlikçi yaklaşımdan müzakereci yaklaşıma geçilmesi gibi birçok popüler söylemler Yeni Türkiye söyleminin tabanını oluşturmaktadır. Ancak değişen sisteme ayak uyduran veya uydurmaya çalışan olgu devlet veya devlet kurumları değildir; devlet kurumlarına karşı olan, düşman olan, varlığını kabul ettirmeye çalışan güçlerde durumsallık yaklaşımını uygulamaktadırlar. Nerden vardın bu kanıya diyecek olursanız, işte size ispatı. Cemil Bayık, diyor ki; Yeni PKK, bağımsızlık istemiyor, bunun yerine Türkiye içinde kanton sistemi tarzı bir özerklik istiyor. Bayık, tam açmamış ama biz daha önceki bilgilerimizle açalım: PKK ayrı bir toprağı, ayrı bir meclisi, ayrı sembolleri, hatta bayrağı olan, kendi mahkemeleri, kendi vergi daireleri, kendi ordusu, kendi polisi vs. olan bir siyasi yapı istiyor” (http://www.internethaber.com/yeni-pkk-17350y.htm). Evet, mevcut durumda devletin bu zamana kadar savaştığı terör örgütü de kendisini yeni sisteme adapte etmeye çalışıyor. Artık silah alıp dağa çıkmak yerine şehir yapılanmalarına, üniversite yapılanmalarına önem veriyor. Ekonomik olarak para getirecek her işi yapıyor. Tamamen bağımsızlık isteyip herkesin tepkisini çekmek yerine yavaş yavaş adım atmak istiyor. Bu sebepledir ki ilk başlarda küçük ilçelerden ve devlet gücünün daha az olduğu yerlerde karışıklık çıkarıp kontrolü ele geçiriyor. Kötü huylu bir ur gibi yavaş yavaş yayılıyor. Görüldüğü gibi terör örgütleri de duruma adapte olmaya çalışıyor. Eski PKK’yı 30 yılda anlayamadık ve yeni PKK’yı çözmek içinde bir 30 yıl gerekiyor. Devlet kurumlarını veya siyasal zihniyeti dönüştürürken karşı tarafında dönüştüğünü görmemiz gerekiyor.

     Terör siyasallaştırılarak tek kurumun üzerine veya sorumluluğuna bırakılmayacak kadar kapsamlı bir olgudur. Terör bir ülke tümünü kapsayan bir sorunudur. Ülkemiz birçok vatan evladını ve milyar liralarını kaybetmiştir. Bir an önce ideolojik körlükten uzaklaşılıp, terör konusunun partiler ve siyaset üzeri bir konuma taşınması gerekmektedir. Terörle mücadele enstitüleri ve burada çalışma yapacak bilim adamaları, terörle mücadele üst kurulu, asker-polis-devlet-istihbarat-sivil toplum kuruluşu-üniversite işbirliğinin bir an önce hayat geçirilmesi gibi konuların ivedilikle ele alınması gerekmektedir. Bu ülkede yaşayan herkesin bu ülkenin bekası, huzuru, güvenliği ve daha iyi yaşanabilir bir yer olması için taşın altına elini koyması gerekmektedir.

Yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz....

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s